Diğer

Aşktan Daha Önemlisi Mutluluktan Vazgeçmek!

Kervanda yalnız değildi, bu acıya zamanında katlanmış başkaları da vardı biliyordu. Lafa nerden başlayacağını bilemedi önce, sonra hafiften bir şarkı mırıldandı fark etmeden.
Hemen önünde giden orta yaşlı seyis de katıldı bu şarkıya. Ama nedense seyis daha içli söylüyordu sanki. Sahi kimdi bu ak saçlı kamburu çıkmış adam? Pek konuştuğu yoktu, işine bakardı kimseyle kavgası gürültüsü olmazdı. Hem kendi atına da bakardı ama hiç muhabbetleri olmamıştı. Evet! O da kimsenin gözlerine bakmıyordu. Hatta bakamıyordu, yeni fark etmişti ve haline bakılırsa o da aşk ateşiyle yanmıştı da kimse aldırış etmemişti. Alnındaki kırışıklıklar yanakları… Çok çirkin duruyordu. Avcı anlamış olacak ki başladı anlatmaya.

Vaktiyle bu ihtiyarın kalbi öyle yanmış ki… O güzel buna aldırış etmemiş. Bizim seyis ne yaptıysa beğendirememiş
kendisini, hatta ele güne karşı rezil olmuş. Sonunda bakmış ki olacak gibi değil vazgeçmiş aşkından ve kendisinden. Sustular!

Yadırgadı seyisi. “İnsan” dedi “sevdiğinden vaz geçer mi hiç? Demek ki gerçekten sevmemiş. Sevseydi onu kim tutabilirdi ki? Yazık boşuna geçmiş bir ömrü…” Bizim ihtiyar seyis konuşulanları duymuş olacak ki içinden geçenleri anlamışçasına derin bir nefes çekti, sanki sözleriyle ders veriyordu. Kendisinden beklenemeyecek kadar olgun ama bir o kadarda hırçındı.

Sen de sevmişsin belli. Söyle bana delikanlı sevdiğine verecek neyin var? Sevdiğin için ne yapabileceğini düşündün mü hiç? Ya sevdiğin sanin yanında mutlu olmazsa? Ya sen ona huzur vermekten çok ızdırap verirsen? Düşündün mü hiç? Senden önce yüzü gülen, yanaklarında güller açan sevgili senden sonra harap olmuş gül bahçesi olsa aşkın ne önemi kalır? Düşündün mü hiç? Ona sunacağın güzel bir geleceğin yoksa sevgiliyi senle beraber sürüklemek ne demektir? Düşündün mü hiç? Ya hiç düşündün mü Maşuk, Aşıktan utanırsa? Hiç düşündün mü? Senin yüzünden Yar’in gözyaşlarının her damlası… ona kıyabilir misin? Belli ki düşünmemişsin.

Şimdi sorsam sana bütün bunları göze alıpta sevdiğini ızdıraba sürüklemek aşık işi midir, yoksa sadece kendini düşünen ham insanların işi midir? Aşk sevdiğin için ona rağmen ondan vazgeçebilmek değil midir?

Bu sözler kurşun gibiydi, kalbini dağlamıştı da sadece gözleri haykırabilmişti. Ağlıyordu. Ama  anlayamadı duyduklarının gerçekliğine mi yoksa bu kadar aciz olduğuna mı ağladığını o da anlayamadı.

“Maşuk huzur bulamayacaksa aşık daha ne arasın oralarda? ” seyis sustu ama ikisinin de gözleri haykırıyordu da kimse görmemişti.

Yorum yapmayı ister misiniz?

En iyi şekilde faydalanabilmeniz için sitemiz bir takım çerezler kullanmaktadır. Kabul et Daha fazla bilgi al